T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı

Akbaş; “Hedeflerimizi Gerçekleştirebilmemiz İçin Sivil Toplum Kuruluşlarının Desteğini Almak Zorundayız”

Yayın Tarihi : 30.9.2019

ITACS Avrupa Birliği Sivil Toplum Destek Programı kapsamında yürütülen Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Sivil Toplum Kuruluşlarının Geliştirilmesi Çalıştayı gerçekleştirildi. Çalıştaya Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri Daire Başkanı Hüseyin Akbaş, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Musa Bakan, Muğla Kültür Balıkçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Bozan ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Çalıştayla Avrupa'da başarılı ve güçlü bir şekilde faaliyet gösteren uluslararası sivil toplum örgütlerinin deneyimlerini ve kullandığı yöntemleri, uygulama becerilerini ve tabi oldukları yasal kuralları irdeleyerek elde edilen deneyimleri başta Muğla Kültür Balıkçıları Derneği olmak üzere Türkiye'deki su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili sivil toplum örgütleri, kamu ve üniversitelerle paylaşmak ve sivil toplum kuruluşlarının gelişmesi amaçlanıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hüseyin Akbaş sivil toplum kuruluşlarının devlet ve insanlar için önemine değinerek; "2023 hedefimiz 2 milyar dolar ve 600 bin tonluk bir üretim hedeflemekteyiz. Bu üretimi devletin tek başına yapması mümkün değil. Üreticilerle birlikte yapmak zorundayız. Bunu da gerçekleştirmek için kapasite kullanım oranlarımızı arttırmak zorundayız. Bu zorunluluğu devlet asla tek başına yapamaz bu bilinçle hareket etmemiz lazım. Sivil toplum örgütleri, dernekler, birlikler bu anlamda kapasite kullanım durumlarını arttırmak zorunda. Bütçe kaynakları artık üniversitelerde olduğu gibi proje bazlı yürümek zorunda. Kaynaklarımızı sadece destekleme ücretlerinden ya da giriş aidatlarından yapamayız. Bu yeterli gelmeyecektir. Tabi 2 milyar dolarlık hedefimize ulaşmak için daha fazla üretmemiz lazım ancak ürettiğimizi de değerinde satmamız gerekli. Yüzde 10'luk bir değer artışı yeterli değil. Üretim kapasitesini yıl bazında 15'ler civarında yaparken değerimiz dolar anlamında ya da Türk Lirası anlamında o kadar yüksek değil. Bu bilinçle hareket etmeliyiz. Şunu söyleyebilirim ki; 1971'den beri 1380 sayılı su ürünleri kanunumuzun 19 maddesi değişti. Tabi bu değişikliğe herkes katkıda bulundu ama sivil toplum kuruluşlarının daha fazla katkı vermesi beklenirdi. Maalesef böyle bir yapımız yok. Öyle olsa da tüm maddeleri arzu edilen şekilde değiştirebilsek ama üreticiler için kiralama problemlerinin çözülmüş olacağı avcılar içinde özellikle yasadışı avla mücadeledeki mülkiyeti kamuya geçirme sorununun bu kanunla birlikte çözüleceğini şimdiden söyleyebiliriz" dedi.

Çalıştay açılış konuşmalarından sonra yapılan sunumlarla devam etti.