18.10.2018 / Gösterim Sayısı : 266

İzmirli Kadın Çiftçiler Ödül Töreni'nde Ankara'daydı

#Girişimci Kadın Çiftçiler

SN. EMİNE ERDOĞAN: " YERLİ TOHUMUN PEŞİNE DÜŞELİM DEVLETİMİZİN MİLLİ TARIM SEFERBERLİĞİNE KATKI SAĞLAYALIM"

DR. PAKDEMİRLİ : "ODAK NOKTASI KIRSAL KADINLARIMIZ OLAN FAALİYETLERİMİZ KESİNTİSİZ DEVAM EDECEKTİR"

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Ata tohumu seferberliğimizde kadınlarımızdan destek istiyorum. Tohum, gıda kalitesinin başladığı yerdir. Bu nedenle de sağlığın başıdır. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa, gıdanız da o derece sağlıklı olur. Yerli tohumun peşine düşelim ve bu alanda devletimizin milli tarım seferberliğine katkı sağlayalım." dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı'nca düzenlenen "Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni", Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un katılımıyla gerçekleştirildi. 

Törende konuşan Emine Erdoğan, Anadolu kadınını tarihin hiçbir döneminde pasif bir duruş sergilemediğini, her zaman üretim hayatının merkezinde yer aldığını vurguladı.

Emine Erdoğan, kadınların geçmişten bugüne gerek ev içinde gerekse dışında ekonomik ve sosyal hayatın her zaman bir parçası olduğunu belirterek, "Kadınlarımız yaptığı işe yüreğini veriyor, kendini adıyor. Ülkemizin de bu adanmışlığa çok ihtiyacı var. Milletimizin yüksek hedeflere ulaşmasında kadınlara aktif roller düşüyor." diye konuştu.

 

"Yerli tohumun peşine düşelim"

Gıda kalitesi için tohumun önemine dikkati çeken Emine Erdoğan, "Ata tohumu seferberliğimizde kadınlarımızdan destek istiyorum. Tohum, gıda kalitesinin başladığı yerdir. Bu nedenle de sağlığın başıdır. Ne kadar güvenilir ve kaliteli tohumunuz varsa, gıdanız da o derece sağlıklı olur. Yerli tohumun peşine düşelim ve bu alanda devletimizin milli tarım seferberliğine katkı sağlayalım." ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, Anadolu toprağının eşsiz bir şifa kaynağı olduğunun, bilinç ve özveriyle işlendiğinde önemli bir güce dönüşebileceğinin altını çizerek, "Sadece bu topraklarda yetişen endemik bitki çeşitliliğimizi koruma, bereketli topraklarımızdan yeterince faydalanma noktasında da iş birliği yapmalıyız." dedi.

Kadınların kendi potansiyellerinin farkına varması, tarımsal üretim alanında hak ettikleri yeri edinmesi, gerek şehir hayatında gerekse kırsalda güçlerini ortaya koyması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipek böcekçiliğine kadar çok çeşitli alanlarda faaliyet gösterdiğinizi biliyorum. Sizlerin çabası sadece tarımsal faaliyetlerimizi değil, ekonomiyi ve turizmi de güçlendiriyor. Son yıllarda Isparta'da lavanta yetiştiriciliğinin ne kadar farklı boyutlara ulaştığını biliyor ve memnun oluyoruz. Gülü ile meşhur Isparta şehrimiz, artık lavantasıyla turist çeken bir konuma gelmiştir. Kadınlarımızın burada üstlendiği rol son derece sevindiricidir.

Keza geçtiğimiz yıllarda ödüllendirdiğimiz kaz yetiştiriciliği, kekik ve sumak ekşisi üretimi yapan kadınlarımız var. Her biri ayrı ayrı değerdir. Lütfen başladığınız bu işlerde sürdürülebilir olun. Pes etmeyin. Emek verdiğiniz alanda adres haline gelin, ihracat yapın."

 

"Türkiye 79 ülkeye tohum ihracatı yapan bir noktaya geldi"

Emine Erdoğan, Türkiye'nin tohum ihracatının hızla artığına işaret ederek, "2002'de 145 bin ton sertifikalı tohumluk üretimimiz 15 yılda 7 kat arttı. İhracatımız ise 8 kat artarak ülkemizi 79 ülkeye tohum ihracatı yapan bir noktaya getirdi. 2023'te hedefimiz 2 milyon ton üretim ve 500 milyon dolarlık ihracattır. 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefi, nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınların ekonomik hayata katılımı ile mümkün olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Ulusal istihdam stratejisi çerçevesinde 2023'te kadınların iş gücüne katılım oranının yüzde 41'e çıkarılmasının hedeflendiğini belirten Emine Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kırsalda yaşayan kadınlarımıza da fırsat eşitliği çerçevesinde güzel imkânlar verilmektedir. Bu çerçevede Tarım Bakanlığımız kırsal alanda yaşayan kadınlara yönelik tarım, ev ekonomisi ve sosyal konularda eğitim ve yayın hizmetleri sunmaktadır. Kooperatif kurmalarının desteklenmesine yönelik çalışmalar yürütmekte, tarıma dayalı iş kollarında kadın girişimciliğini özendirmektedir. Aile çiftçiliğini korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak için kadınlar başta olmak üzere çocuk ve gençlere yönelik eğitim programları hazırlamaktadır." 

Emine Erdoğan, projeler sonucunda Türkiye'de ilk kez kırsalda lisanslı kadın seyisler yetiştirildiğini dile getirerek, kadın çiftçilerin koza üretimi ve balıkçı ağı tamirinde de fark ortaya koyduklarını söyledi.

2003-2017 yıllarında 2 milyondan fazla kadın çiftçinin eğitildiğini aktaran Emine Erdoğan, "İnanıyorum ki bu hizmetler kırsalda kadın girişimciliğini üst seviyeye çıkaracak ve yaşadıkları bölgenin ekonomisini daha da güçlendirecektir." dedi.

Emine Erdoğan, Türkiye'nin dört bir yanı cennet olan bir coğrafyaya sahip olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Bu zenginliği değerlendirebilirsek ulusal hedeflerimize ulaşabiliriz. Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gücü dünyada her zaman daha da artmaktadır. Bizlerin de ilerleme sürecine yeni başarı hikâyeleri ile destek vermemiz gerekiyor. Hepimizin çabası aynı nehre akıyor. Türkiye'nin büyüme hamlesine destek veren, bu çalışmalarda yer alan, alın terlerini esirgemeyen tüm kadınlarımızı tebrik ediyorum. Her birine gayretleri nedeniyle teşekkür ediyor, yeni başarı hikâyeleri ile tanışmayı bekliyorum."

 

"Çiftçi kadınlarımız, ailenin yapı taşı ve sürdürülebilir kalkınmanın şampiyonudur"

Tarım ve Orman Bakan Dr. Bekir Pakdemirli de törende yaptığı konuşmada, tarımsal üretimin ve kırsal hayatın sürekliliğinin sağlanmasında en önemli rolü çiftçi kadınların oynadığını ifade ederek, "Çiftçi kadınlarımız, ailenin yapı taşı ve sürdürülebilir kalkınmanın şampiyonudur." diye konuştu.

Bir ekonomist olarak, kadınların iş gücüne katılım oranını çok önemsediğini vurgulayan Dr. Pakdemirli, "Dünyada tarımsal iş gücünün yaklaşık yüzde 40'nı kadınlar oluşturmaktadır. Türkiye'de ise toplam istihdam içinde kadının payı yaklaşık yüzde 31 iken, tarımda bu oran yüzde 45'i buluyor. Bu bağlamda, tarım sektörünü sırtlayan kadın çiftçilerimize yönelik faaliyetlerin çok büyük önem taşıdığını biliyoruz." ifadesini kullandı.

Bakan Dr. Pakdemirli,  tarımsal üretim faaliyetine erkeklerden daha fazla katılımları dikkate alındığında, kadınlara tarımsal eğitim hizmetleri verilmesinin önem taşıdığını, Bakanlık tarafından 2003 yılından bugüne kadar kırsalda yaklaşık 2,1 milyon kadın çiftçinin eğitildiğini söyledi.

Kadınlar tarafından kurulmuş 43 tarımsal kalkınma kooperatifi bulunduğunu aktaran Dr. Bekir Pakdemirli, şöyle devam etti:

"Bakanlık olarak kadın çiftçilerimizin desteklerimizden daha fazla faydalanması adına da pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamında, proje sahibinin kadın çiftçi olması veya kadın çiftçi tarımsal amaçlı kooperatif ve birlik üyesi olması durumlarında artı puan veriliyor. Yine bir Avrupa Birliği hibe programı olan IPARD değerlendirme kriterlerinde kadın yatırımcılara hibe sıralamasında ilave puan veriyoruz. Hayvancılık yatırımları için ek 10 puan, işleme ve pazarlama yatırımları için ek 5 puan, çiftlik faaliyetleri kapsamındaki yatırımlarda ek 15 puan sağlıyoruz. Genç Çiftçi Projelerinin Desteklenmesi Programı'nın yüzde 60'ı kadın çiftçilerden oluşuyor. Program kapsamında, başvuru sahibinin kadın çiftçi olması durumunda ilave puan verilmektedir. Yaklaşık 29 bin kadın çiftçimiz bu destekten yararlanmış ve 862 milyon lira hibe destek almıştır."

 

Kadınlara girişimcilik eğitimi

Dr. Pakdemirli, Türkiye'de ev hanımı iken "hanım ağa" olan binlerce çiftçi olduğuna dikkati çekerek, "Kadınlarımıza imkân verilirse dünyayı bambaşka bir hale getirebilirler. Dört bilezikle bir buzağı alan ve 10 yıl içinde 1 milyon lira sermaye elde eden hanım kardeşlerimizin hayat hikâyelerini dinlediğimde heyecanlanmış,  aynı zamanda da mutlu olmuştum. Bu hayalinizin peşine düşerek, 2014 yılında bir ilde başlattığımız Tarımda Kadın Girişimciliği'nin Güçlendirilmesi Programı'nı, 2018 yılında 7 bölgeye yaydık. 29 ilde, bin 60 kadın çiftçinin, girişimcilik eğitimleri kapsamında sertifika almalarını sağladık. 2 bin 60 kadın çiftçi, İŞKUR veya KOSGEB iş birliğiyle 70 saat, 4 gün süreli 'uygulamalı girişimcilik' eğitimleri alarak sertifika sahibi olmuşlardır." dedi.

Türkiye'de ilk kez kırsalda kadına yönelik yapılan Tarımda Kadın Girişimciliği Programı ile kadınların hayallerinin gerçekleşmesine katkı sağlandığını belirten Dr. Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Üretici ve girişimci ruha sahip kadınlarımızı bilgilendirerek, uygulanabilecek projelerinin hayata geçirilmesinde etkinliklerini artırarak, tarımda kadın girişimciliğini en üst seviyeye çıkarmak adına önemli bir adım atılmıştır. Kadınlar, her alanda yarattığı katma değerin, esirgemedikleri emeğin, Türkiye'nin gerçek gücü olduğunun farkına varmalıdır. Değiştirmek istediklerini sivil toplum kuruluşlarında en önde yer alarak, birlikler, kooperatifler kurarak ve yaşatarak yapmalıdırlar."

Dr. Pakdemirli, "Hayatımın her anında ve aldığı her kararda desteğini esirgemedi." diyerek eşi Ahu Pakdemirli'ye de teşekkür etti. 

Kırsalda başarılı girişimcilik faaliyetlerinde bulunan kadınların ödüllendirildiği törende, toplam 4 kategoride 16 kadın çiftçi ödüle layık görüldü. Törende, birinci Yasemin Beyazıt'a, ikinci Sevgi Küçüksavlı'ya ve üçüncü Aynur Ormancı'ya Emine Erdoğan tarafından ödülleri takdim edildi. 

İzmir'in Kemalpaşa İlçesi Dereköy Kadın Çiftçi Folklör ekibinin de sahnede yer aldığı ödül töreninde Bayındır ilçesi Doğal Ürünler Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ürünleri sergilendi.



''